2024 Mahalli Seçimlerine 5 Ay Kala!
Böyle dönemlerde ve bu şartlar dâhilinde ehil kişilerin değil geri durmaları aksine vazifeye tâlip olmaları elzemdir, gereklidir.
- Genelde 2024 Mahallî Seçimleri
- Özelde Belediye Başkanlığı seçimleri (hangi aday ile seçimin nasıl kazanılabileceği)
***
Mevcut belediye başkanları;
- (Geçmişte başarılı olup olmadıklarına bakmaksızın) tekrar aday olabilme telaşında.
- (Genelde ehliyet ve liyakatli olup olmadıklarına bakmaksızın) aday olma yarışında.
(Azda olsa sırf hizmet derdiyle yola çıkan ehliyetli ve liyakatlileri tenzih ederiz.)
- Belediye Başkanlığı için mi aday aranıyor, Şehrül-Emîn için mi?..
- Neden Şehrül-Emîn için değil de Belediye Başkanlığı için aday aranır?..
***
Lâkin her belediye başkanı Şehrül-Emîn değildir, olamaz da.
***
Emîn kelimesi, İslâmiyet’ten önce Hz. Peygamber’e verilen sıfatlardan biridir.
Emîn, sözlükte “kendisine güvenilen, hıyanet etmeyen, sözünde duran, vefalı” anlamına gelir…
***
Şehrül-Emîn:
- Oturduğu makamın şehre ve halka hizmet etmek üzere kendisine emanet edildiği, makamını, sıfatını ve belediyenin imkânlarını kendine ve yakınlarına menfaat aracı olarak kullanmanın ve hizmette kusurun emanete ihanet olacağı şuurunda olan,
- Şehrin ve halkın sorumluluğunu omuzlarında hisseden, sözünde ve icraatlarında adil ve güvenilir olan yönetici demektir.
- Belediye Başkanlığına Tâlip Olunur Mu?
***
Dervişe sormuşlar:
- Bir Hadis-i Şerifte “Vallâhi biz, tâlip olanı veya vazîfe hırsı bulunanı yönetici yapmıyoruz!” (Buhârî, Ahkâm,7) buyuruluyor… Başka bir Hadis-i Şerifte de “Ey Abdurrahmân! Emîrliğe tâlip olma! Eğer senin talebin üzerine sana emîrlik verilirse, istediğin şeyin sorumluluğu sana yüklenir. Eğer sen tâlibi olmadan sana emîrlik verilirse, o işte yardım görürsün” (Buhârî, Eymân, 1) buyuruluyor.
- Bu Hadis-i Şeriflerin hükmüne göre İslâmî hassasiyeti olan bir kişinin belediye başkanlığı için adaylık talebinde bulunması caiz olmaz mı, hoş karşılanmaz mı?
***
El cevap:
- Bu Hadis-i Şerifleri “vazifenin ehline verildiği dönem ve yerlerde” diye herhalde güncellemek elzem olsa gerektir.
- Vazife ehline verilmediği dönem ve yerlerde, hele hele vazifeyi ehline vermekle vazifeli kişiler, ehil kişileri araştırıp bulmak yerine kendileri o makamlara oturmak için mücadele veriyorlarsa;
-
Böyle dönemlerde ve bu şartlar dâhilinde ehil kişilerin değil geri durmaları aksine vazifeye tâlip olmaları elzemdir, gereklidir.
***
Vazifenin ehillere verilmediği durumlarda ehil kişilerin vazifeye tâlip olmaları;
- “Farz-ı kifaye”, hatta bazı hallerde “farz-ı ayındır” da denebilir.
- Buna delil olarak da cenaze namazı kılmak için imam aranırken, namazı kıldıracak ehil bir kimsenin olmadığı bir ortamda orada bulunan ehil kimselerin ortaya çıkıp göreve talip olmaları gösterilebilir.
- Nitekim başka bir Hadis-i Şerifte de “Ey Ebû Zer! Bu emaneti ehil olarak alan ve üzerine düşeni yapanlar müstesnâ, aslında bu vazîfe kıyâmet gününde bir rezillik ve pişmanlıktır.” (Müslim, İmâre, 16) buyrulmuştur.

























0 Yorum